Haberler
Fikstür/Tablo
Maç Merkezi
TAKVİM

Ali Koç: "MHK Başkanlığı için adı geçen bir isim var ki..."

Perşembe 14 Şubat 2019 11:55
Son Güncelleme: Perşembe 14 Şubat 2019 14:55

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, tartışmalı hakem kararları ve gündeme yönelik basın toplantısı düzenledi.

Ali Koç'un açıklamalarından Ajansspor'un derledikleri şöyle:

Alper Ulusoy'un gözlerinize bakmanızı rica ediyorum. Normalde hakemler maç sonunda orta sahada bekler, oyuncular girdikten sonra soyunma odasına girer ama Alper Ulusoy, oyuncularla birlikte girdi. Bilmiyorum bir şeyler mi arıyordu, Tolgay da ikinci sarı kartı gördü. Pek çok takım birçok maçta hakem hatasıyla karşılaşıyor ama bizim anlatacaklarımız daha da derindir. Bu açıklamayı yapmak zorunda kaldığım için son derece üzgünüm. Sezonun ilk yarısında aldığımız sonuçlara bir kılıf aramak amacında değiliz. Gündem değiştirmek için de burada değiliz. 1-2 hakem hatası sebebiyle bu toplantıyı düzenlemiyoruz. Yönetim olarak günü kurtarmak için burada değiliz.

Fenerbahçe'de yaşanan son 4 haftadaki sistematik yanlışlara dikkat çekmek istiyoruz. Son 4 haftadaki yanlışların tesadüfi hatalar olduğunu düşünmüyoruz. İyi bir devre arası geçirmişken, bunun meyvelerini toplamaya başlarken, söz konusu hakemlerin eş zamanlı kasıtlı ve sistematik bir yaklaşımda olduğunu düşünüyoruz ve ilerleyen haftalar için kaygılıyız. ursaspor maçında yediğimiz golün iptal olması gerektiğini herkes söyledi. Hem faul hem de ofsayt vardı. Kazandığımız Malatyaspor maçından sonra hakem hatalarına değindik. Göztepe maçında iyi oynadık, galip geldik ama buna rağmen hakem hataları endişelerimizin artmasına sebep oldu. Bunu divan kurulunda da dile getirmiştim. Son olarak Kayserispor maçında göz göre göre bariz şekilde endişelerimizin tavan yapmasına sebep oldu. Görünen köy kılavuz istemez. Mensah'ın kart görmeden maçı bitirmesi bile bunu gösteriyor. Biz her şeyin farkındayız.

TFF'nin yapılanma şekline bakalım. her kulübe eşit mesafede yönetilmiyor. Türk futbolu lobilerle yönetilen bir yer oldu. Ülke futbolunu yöneten insanların her takıma eşit mesafede olmalı. Bu göreve Türk futboluna katma değer katmak için gelmeleri gerektiğini sürekli dile getirdik. Kulüp referanslarıyla seçilmemeliler. TFF'de tuttuğu takım formasını çıkaramayan bazı kişilerin hakemlere uygulanan terfi ve ceza sistemi içerisinde yer almalarının faydadan çok zarar getirdiğini görüyoruz. Kendi takımlarına 1-2 maçta haksızlık yapıldığı gerekçesiyle istifa edip, sonra camiama en iyi şekilde hizmet etmek için geri döndüm demesi son derece düşündürücüdür. Rahatça böyle açıklamalar yapılabiliyorsa arka planda neler olabileceğini siz düşünün. Futbolda adil yönetimi yaratacak TFF, yanlış yapılandırılmıştır.

MHK'nin futbol ailesi tarafından oluşturulması gerektiğini ve spekülasyonlara engel olacağını düşünüyoruz. Tamamen bağımsız olarak karar alması gereken MHK'nin TFF tesislerinde de olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Hakemlerimiz dışarıdan anlaşılamayacak çok ince mesajları olan ödül ve ceza sistemiyle yönlendiriliyor. Barış Şimşek'in VAR Koordinatörü olarak atanmasını örnek olarak gösterebiliriz. Barış Şimşek, Kayserispor maçının VAR hakemiydi. Fenerbahçe'ye meydan okuma mıdır, yoksa Fenerbahçe'ye karşı verilen hatalı kararların ödüllendirilmesi midir, yorumu size bırakıyorum. Kötü yönetim sergileyen bir hakem görev almaya devam ediyor, diğer kötü yönetim sergileyen hakem ceza alırken güven ortamı oluşabilir mi? Ben yaptım oldu zihniyeti yerine performans kriterlerine bağlı atamalar yapılsa bu kararların en şeffaf şekilde herkese açık bir şekilde paylaşsa güven daha kuvvetli olmaz mı? 

Kazanırken güzel, kaybederken çirkin yüzümüz olmadı. Hiçbir zaman gizli bir ajandamız olmadı. Hakemlere düdük astırmak gibi amacımız olmadı. Federasyon ve kurulları baskı almaya tennezül dahi etmedik. Buna Galatasaray maçı da dahil. Türk futbolunun ortak çıkarlarına hizmet etmeye çalıştık. Avrupa ile aramızda açılan makas gibi yapısal sorunları dile getirdik. Türk kulüplerinin marka değerinin azaldığını dile getirdik. Er ya da geç Türk futbolu adil yönetimin sağlandığı bir ortama ulaşacaktır. Futbol üzerinden toplumda huzursuzluk ve kutuplaşma ortamı yaşanmaktadır. Sektöründe kendisini futbol tanrısı gibi görenlerin en önemli hedefi her zaman Fenerbahçe camiası olmuştur. 2006 ve 2011 yılında yaşananlar benzer zihniyetin ürünleriydi.

Fenerbahçe, her daim hakkını savunacak kudrete sahiptir. Futbol, 3-5 kişinin eline oyuncak gibi bırakılacak bir alan değildir. Türk futbolu, lobilerin etkisinde olan yapı olmaktan uzaklaştırılmalıdır. MHK Başkanı'nın istifa etmesi önemli değildir. İçerisinde bulunduğumuz noktada çözüm; taze bir kan ile doğru bir sistemin inşa edilmesidir. Türk futbolu, adaletsiz bir güç tarafından idare edilmelidir. TFF seçimleri çok önemlidir. Türk futbolunun tepeden tırnağa değişmesi için büyük bir fırsattır. Sadece sportif başarı için burada değiliz. Türk sporunun geliştirilmesi için buradayız. Bize en kötü günlerimizde destek olarak taraftarımız şundan emin olsunlar; sizlerle omuz omuza olduğumuz sürece her türlü engeli aşabiliriz. Şampiyonluk potasından uzaklaşmış olmamıza rağmen bu yaşananların arkasında yatan şeyleri düşünürken farklı şeyler aklımıza geliyor. Taraftarımızla aramızda bulunan güçlü bağı yıpratmak istediklerini düşünüyoruz.

Ne yaparlarsa yapsınlar, doğru bildiğimizi yapmaya devam edeceğiz. Burası Fenerbahçe Spor Kulübü'dür ve çok derin bir mazisi vardır. Türk futbolu bu düzen içerisinde gitmemelidir. İlerleyen zaman içerisinde rahatsız olduğumuz konular ile ilgili daha fazla veriler vererek bazı konulara açıklık getirmeye devam edeceğiz. Bizim yaklaşım çalışma modelimiz budur. Kimin sesi çok çıkarsa onun dediği olsun görüşünde değiliz. Hakem hataları ne bugün ilk oldu ne de yarın son olacak. VAR varken bu kadar hata yapılıyorsa VAR'dan önce yapılanların ne kadarı masum siz düşünün. Bugüne kadar hakem konularına hiç girmedik. Yok efendim benim taçım verilmedi diye ortalığı yangın yerine de çevirmedik. İmzamızın arkasındayız. Sayın Fatih Terim'in yaptığı açıklamaya katılmıyorum. Kulüpler Birliği'nin açıklaması hakem hatalarıyla ilgili değildi. Bir kulübün talepleri neticesinde hakemlere düdük astırılmasının ne gibi sonuçlara imza atacağına dikkat çekmek içindi. İlk kez MHK'nin bir hakemi maçtan sonra cezalandırıldığını görüyoruz. MHK Başkanı da hep bir Galatasaray maçından sonra konuşma gereği duyuyor. Her hata yapılan kulüp, düdük astırırsa hakem kalır mı? Bildirinin amacı çarpıtılmıştır.

Seçimler gelecek için fırsattır. Biz şu aşamada sistemin parçası olup olmayacağımıza karar vermeliyiz. Belki seçimlerde oy bile vermeyebiliriz. Bu seçimler, Türk futbolu için mihenk taşıdır. MHK Başkanı değişmeliydi ve değişti. MHK'nin Başkanı'nın değişmesi çözüm müdür? Mevcut sistemde fark yaratılması bence mümkün değildir. MHK Başkanı ne kadar bağımsızdır? Kamuyou baskısı olana kadar da istifa kurumu düşünülmedi. Yeni gelecek kişinin ne kadar bağımsız olacağını bilmiyorum ama bugünkü fotoğrafa bakarak sıkıntılar azalacaktır ama bitmeyecektir. Bir tane aday vardır ki isminin geçmesi bile abes. Lobiler var, pazarlama var, tutarsa... İnşallah tutmaz.

Kulüpler Birliği'nde de hakem konusu görüşülüyor. TFF Başkanı Yıldırım Demirören kadar tecrübeli çok az isim var. Başkanlık için doğru profildir ama iyi bir liderlik yapmak için de topa daha fazla girmelidir. TFF Başkanı ile bahis işini yapanların aynı aile bile olmaması lazım. Devam etmemesi lazım. Bu devir teslim aylar sürecek bir durum. Bu süreç içerisinde devam edebilir. Ancak bugünden itibaren devam etmemelidir. Fakat başkan en iyisini bilir. Dünyanın hiçbir yerinde devam edemez. Liglerin özellikle ikinci yarıda dizayn edildiği konuşulur. Biz kötü performansımızı hakemlere bağlamıyoruz ama ligin kafasına oynasak durumumuz ne olurdu diye düşünmeden edemiyoruz.Serdar Aziz ve Tolga Ciğerci için Galatasaray'a teşekkür borçluyuz. Serdar Aziz gibi bir oyuncunun Fenerbahçe'ye gelmek için ısrar etmesi, ayrılırken hocasına teşekkür etmesi çok güzel. Böyle bir oyuncunun bize bonservissiz geldiği için Galatasaray'a teşekkür ederim. Böyle başka oyuncular varsa da teşekkür ederiz.

Tolga için de bonservis vermedik. Kendisi de ücret almadı. Bir önceki takımında yanlış tedavi edilmiş. Tolga yetenekli bir oyuncu, takımla çalışmaya başladıktan sonra kendisini gösterecektir. Bu iki oyuncunun bize gelmesine vesile oldukları için Sayın Mustafa Cengiz'e teşekkür ederim. Zenit maçında mükemmel bir hakem vardı. Hakem konuşulmadığı zaman ne kadar keyifli oluyor. Hakemi tebrik edelim. Yabancı hakeme muhtaç kalmak gönlümü acıtır. İnşallah o konuma gelmeyiz. Ortadoğu'da öyle ülkeler var. Kendi içimizden hakem çıkarabiliriz ama sistem ne kadar önümüzü açıyor. Altyapıda oyuncular var, niye bu oyuncular meyve veremiyor? Sistem izin vermiyor.

TFF bizim için çalışmalı, biz TFF için çalışmamalıyız. Liglerin sahiplerinin Kulüpler Birliği olması gerektiğini düşünüyorum. Futbol, büyük kitlelerin hayatını etkileyen bir unsur. Niye daha şeffaf bir sistemi hak etmiyoruz? Ancak bu sistemin çok daha uzun süreceğini sanmıyorum. Geçen sene verilerine göre, 250 ile 500 bin TL arasında hakemlerin gelirleri olmuş. Bu hatrı sayılır bir rakam. Bir takıma karşı x muameleyi yaptığın gerekçesiyle maç alamayacağı mesajı ince ince veriliyorsa hakemlerin de etkilenmemesi mümkün değil. Hollanda'da bir maçta VAR kararıyla verilen hakem kararının ardından konuşmalar yayınlandı herkes rahatladı. Ayrılan başkan, bu mümkün değil dedi. Hollanda'da mümkünse Türkiye'de de mümkün olabilir.

VAR sisteminin devamını yüzde 100 istiyoruz. Bazı sıkıntılar da yaşanıyor. VAR ile pek çok hakem hatasının da azaltıldığını görmek mümkün. Önemli olan niyet. İyi niyetle teknolojiyi kullanırsan daha iyi sonuç alırsın. Hatayı bilerek yaptığınız zaman belki kariyerinizi de riske atıyorsunuz. Ne tavizler veriyorsunuz ki bu hakemler kariyerlerini riske atıyor? Kuddusi Müftüoğlu'nun performansına baktığınız zaman doğru isim değildir. Bugün yaşanan sıkıntıları daha da derinleştirebilecek bir adaydır. Bunu bir rest çekmek olarak değil, uyarı olarak görülmesini istiyoruz. Böyle bir niyet varsa gelip danışmaları doğru olacaktır. Ancak o yönde gitmeyeceklerdir.

TFF Başkanlığı için kalbimde yatan isimler var. Bazılarını çok tanımıyorum. Ancak isim belirtmek için şu an o topa girmeyelim. Bu sistem devam ederse doğru bildiklerimizi yapmaya devam edeceğiz. Ancak toplum ne yapacak? Toplum doğru insanları istiyor. Fenerbahçe taraftarının düzenlediği yürüyüşe biz katılmayacağız. Kanunlara uyarak en doğal haklarıdır protesto etmek. Yönetici konumunda olmasam katılırdım. Bunlar bizim başımıza çok geliyor 2006 yılında oynanan Denizlispor maçını hatırlayın. O maçın oynanması, tamamlanması mümkün olmamalıydı. Bu yaz Dünya Kupası'nda en üst düzeydeki insanlarla maç izledim. Cüneyt Çakır'ın maçında "Niye bu hakemin uluslararası performansı iyi de Türkiye'de kötü?" diye sordular.

İlk yorumu yazan siz olun!
Favori Eklemek İçin Giriş Yapmalısınız.