Haberler
Fikstür/Tablo
Maç Merkezi
TAKVİM

Liderliği hak etmek!

Emrah Karalinç`ın Tüm Yazıları

Çarşamba 16 Mart 2016 15:04
Son Güncelleme: Çarşamba 16 Mart 2016 15:04

Tadımızın, tuzumuzun olmadığı günlerde bizlere moral olabilecek her şeye sımsıkı sarılıveriyoruz. Futbol da kuşkusuz onlardan biri. Hüseyin Avni Aker Stadı'nda verilen mesajlar futbol camiasının yaşananlara tepkisini göstermesi açısından önemliydi.

Zirve yarışı adına kritik bir maç oynandı ve Beşiktaş, hakem Bülent Yıldırım'ın garipliklerine ve kadrodaki eksiklere rağmen Trabzonspor'u deplasmanda 2-0 yenmeyi başardı. Trabzonspor maçında siyah-beyazlılar mükemmel oynamadı fakat ; sonuca gitmeyi kalite farkı sayesinde başardı.

İlk 45 dakikada Beşiktaş'ın bilindik görüntüsünden uzak olmasını, gerek Trabzonspor'un oyun anlayışına, gerek Şenol Güneş'in elinin darlığına bağlayabiliriz. En zayıf halka olarak gösterilebilecek Tosic-Necip ikilisi de açıkçası dün akşam beklediğimden daha iyi bir görüntü çizdi.

Rakibi gibi eksikleri bulunan Trabzonspor'da futbolcuların ofansif beceriksizlikleri de ilk yarının 0-0 bitmesine etki etti. Buldukları fırsatları bu maçta değerlendiremediler. Hakem konuşmayı sevmiyorum ama ; Bülent Yıldırım maçın ilk yarısında alışık olduğumuz kritik hatalar yaptı. Kısacası formundaydı!

Bu tip maçlara Bülent Yıldırım gibi ununu elemiş, eleğini asmış hakemlerin verilmesini yadırgıyorum. Yıldırım, "yetersiz bakiye" görüntüsünden kurtulamıyor. İşini iyi yapmıyor ve camiaların, ligin kaderine önemli derecede etki edecek hatalara imza atıyor. Nasıl bir maç yönettiğini oturup izlerse, ne demek istediğimi daha iyi anlar sanırım. Yardımcıları da Bülent Yıldırım'a hiç yardımcı olmadı. Eleştirilmeyi hak ediyorlar.

Gomez'in rekoru şampiyonluktan önemli değil...

Beşiktaş, Gomez'in rekor kırdığı maçta aldığı galibiyetle kritik bir virajı döndü. Ayrıca Olcay da üstündeki moralsizliği bir nebze olsun atabildi. Golü attığındaki sevincinin büyüklüğü, yaşadığı stresin büyüklüğüyle orantılı. Kerim Frei son dönemlerdeki hırslı görüntüsünü sürdürüyor. Keza Quaresma da kendisini futbola verdiğinde ve takım için oynadığında katkı veriyor, güç katıyor.

Trabzonspor ise Hami Mandıralı ile beraber ligi olabildiğince iyi bir yerde tamamlamanın derdinde. Herkese kızgın olan bordo-mavililer, haksız da değil. Hakkı yenen bir camianın, tepki göstermesini normal karşılamak gerek. Neticede Trabzonspor'un da hakem hatalarından canı çok yandı. Trabzonspor, gelecek sezonun planlamasını yapmak zorunda. Ben, Muharrem Usta ve yönetiminden ümitsiz değilim. İşleri çok zor, Allah kolaylık versin...

Oyunun kalitesini pek beğendiğimi söyleyemem. Amacına ulaşmak isteyen Beşiktaş, 2-0 kazanarak "psikolojik" olarak rahatladı. Şenol Güneş ve öğrencileri her maçı final havasında oynayıp şampiyonluğa erişmek isteyecek. Önlerindeki tek engel ise ; tıpkı kendileri gibi mutlu sona ulaşmayı hedefleyen ve kaliteli bir kadroya sahip olan Fenerbahçe. Yarış son ana kadar sürecektir. Bizlere bu yarışı keyifle izlemek düşecek.

Ünder ve Korkmaz doğru olanı yaptı...

Galatasaray'daki
sıkıntılar gözler önünde. Teknik adam arayışı konusunda da enteresan gelişmelere şahit oluyoruz. Bir çırpıda silinebilen Bülent Ünder gibi bir teknik adama, "Takımın başına geç" demek çok samimiyetsiz. Kaliteli, duruşu olan bir teknik adama böyle yaklaşmak Galatasaray yönetimine hiç yakışmadı. Bülent Ünder'in de kalbini kırdılar ve bence almaları gereken cevabı aldılar.

Ayrıca Bülent Korkmaz'a, "Sezon sonuna kadar takımın başına geç. Gelecek sezon pozisyonunu değiştirir, ayar veririz" demek de ayrı bir vakıa. Korkmaz ile yapılan görüşme de neticede olumsuz sonuçlandı. Çünkü yönetim ; kendi değerlerine nasıl yaklaşması gerektiğini bilmiyor. Bülent Korkmaz'a, "Aslında seni teknik direktör olarak görmüyoruz. İdareten geç takımın başına" derseniz elbette olumsuz cevap alırsınız. Ben, hem Bülent Ünder'in hem de Bülent Korkmaz'ın verdiği cevapları takdir ediyorum.

Florya'nın başıboş kalması elbette Galatasaray için büyük bir sorun. Altını dolma kalemle çizmeliyiz. Daha da önemlisi ; yönetim, plan yapma konusunda çok geride. Dursun Özbek ve yönetimi camia içinden tepki görmeye devam edecektir. Sıkışınca, "Ben Galatasaraylıyım" demekle olmaz bu işler. Bırakın onu taraftar söylesin. Yahu, bu işi layıkıyla yapabilecek, kulübü düzlüğe çıkarabilecek isimler yok mu koskoca camiada?

Bana ulaşabilirsiniz
https://twitter.com/ekaralinc

İlk yorumu yazan siz olun!
Favori Eklemek İçin Giriş Yapmalısınız.