Haberler
Puan
Skor
TV
TAKVİM

''Niçin Volkan'ı soruyorsunuz?''

A Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim, kadroya çağrılmayan Volkan Demirel hakkında sorulan bir soruya flaş bir cevap verdi..

Çarşamba 23 Mart 2016 20:03
Güncelleme: Çarşamba 23 Mart 2016 22:42

Fatih Terim'in açıklamaları şöyle;

Herkese merhabalar. Öncelikle ülkemde ve dünyada terör saldırılarında hayatını kaybetmiş tüm insanların mekanı cennet olsun. Bir kez daha ve yüksek sesle terörü, teröre destek verenleri ve bundan faydalananları şiddetle kınıyorum. Ümit ederim bir daha Allah böyle bir şeyler göstermez. Onlara da seslenmek istiyorum. Bizi bölemezsiniz. Birliğimizi bozamazsınız. Böldüğünüzü sandığınız her an daha bütünleşir ve bir oluruz.

Canlara ve canınıza kıymayın. Öldüğünüz ve öldürdüklerinizin günahıyla kalacaksınız. Kimse sizi hatırlamayacak ve inandığınız, uğruna canınızı verdiğiniz şeyler gerçek olmayacak. Bir ağabeyiniz ve bir büyüğünüz olarak sizden rica ediyorum. Ötesini göremediğiniz kötülüklerin kurbanı olmayın, günahsız insanları kurban etmeyin.

Bugün tabi futbolu keyifle ve detaylıca konuşmak isterdim ama bildiğiniz gibi maalesef bazen böyle dünyada ve ülkemizde olup bitenler buna engel oluyor. Yine de yaşam devam ediyor gerçeğinden yola çıkarak işimizi yapmak ve hedeflerimizi gerçekleştirmek için elimizden geleni takımca, ülkece yapıyoruz. Yapmaya da devam edeceğiz. Çalışmak zorundayız. Tüm olan bitenin altından kalkmak zorundayız. Güçlü olmak zorundayız. Yaralarımızı sarmak, varlığımızı, geleceğimizi korumak zorundayız.

Hazırlık maçının sorularına geçmeden önce birkaç bilgi vermek istiyorum. Eleme maçlarından bu yana turnuva için ciddi emek harcadık ve bazı projeler hazırladık. Dünya futbolu, Türk futbolu, maçlar, oyuncular, yeni teknikler, taktikler, performans analizleri, sağlık konuları, mental konular ile aklınıza gelemeyecek incelikte birçok detay üzerinde çalıştık. Spora bir bilim alanı, futbola ise bu bilim alanının en gelişmiş branşlarından biri olarak baktık. Meseleye sadece sahada oynanacak bir oyunmuş gibi değil, akademik düzeyde ön hazırlığı yapılan bir sistem olarak baktık. Gerek bu sektörün içerisindeki ekiplerimizin, gerekse akademisyenlerin yani üniversitelerin bu alanda yaptığı çalışmaları masaya koyduk. Bu çerçevede belki de çok alışık olmadığımız veya daha önce rastlamadığımız bir ilki burada gerçekleştireceğiz. EURO 2016'da Türkiye başarılı olursa ki yürekten buna inanıyoruz; bu düzenimizi de bir model haline getirmeyi hedefliyoruz. Amacımız elbette derece almak ama daha önemli bir hedefimiz var. Doğru hazırlanmak, iyi oynamak, izlenen oyunu keyifli kılmak ve oynadığımız oyunla halkımıza gurur vermek her şeyden önce düşündüğümüz şey… Bildiğiniz gibi 11 oyuncu sahaya çıkıyor. Biz de "İlk 11'e 11 destek" başlığı altında çalışma yaptık. Daha evvel milli takımlar bünyesinde olan bazı destek unsurları ile yeni eklediğimiz destek unsurlarını bir araya getirdik. Bunlar nedir?

1- Teknik ekip… Bunu anlatmamıza gerek yok.

2- Sağlık ekibi… EUERO 2016 için özel bir sağlık ekibi oluşturduk. Çok değerli hocalarımız aramıza yeni katıldı. Bu ekip bugünden itibaren turnuva soruna kadar ellerinde bulunan tüm oyuncuların sağlık dosyalarını an be an takip edecekler ve ihtiyaç halinde kulüplerle istişare edecekler.

3- Bilgi ve analiz ekibi… Bu ekip turnuvaya kadar tüm milli oyuncuların bireysel düzeyde hem liglerde oynadıkları geçmiş maçları, hem de oynayacakları maçları analiz edecekler. Tüm rakipler oyuncuları ve oynanacak maçlara ilişkin alternatifli senaryo ile istatistikleri bir rapor halinde getirecekler. Turnuva sırasındaysa herhalde işleri daha da zorlaşacak.

4- Performans psikolojisi ve motivasyon ekibi... Dünyayı araştırdık. Bireysel düzeyde futbolda ve diğer branşlarda psikolojik destek alan sporcular olduğunu biliyoruz. Ancak böyle bir turnuva için milli takıma özel bir psikolojik birim yok. O nedenle bir ilk olacağını düşünüyoruz. Aramıza iki uzman arkadaşımız katıldı. Hem ülkemizde hem de dünyada yaşanan olaylar; hem bireysel, hem de takım halinde yaşanan veya yaşanması olası durumları göz önüne aldık. Hem de aramızdaki kültürel farklılıkları zenginliğe dönüştürecek çalışmalar yapacağız.

5- Beslenme ve iyi yaşam ekibi… Beslenmeyi sadece doymak ve alınan mineral-protein nedir oranında ele almayacağız. Her oyuncunun vücut analizine göre bir planlama yaptık. Bu planlama neticesinde beslenme programını buna uygun düzenleyeceğiz.

6- Kondisyon ve fizik ekibi… Bireysel ve takım olarak yeni teknolojilerin de yardımıyla özel  bir sistem uygulayacağız. Akıtılacak terler kadar rakamlar da konuşacak. Oyuncuların teri, tükürüğü ve idrarı bile takip altında olacak. Bu kampta buna başladık.

7- Yoga ve pilates ekibi… Oyuncularımızdan arzu eden olursa uzman bir arkadaşımız bizimle birlikte olacak.

8- Takım oyunları ve eğlence ekibi… Takım içi eğlenmeyi amaçladığımız aktivitelerin olduğunu biliyorsunuz. Bu işi biraz daha profesyonel hale getireceğiz. Sadece ayak tenisinden itibaren değil.

9- Eski A Milli Futbolcular ekibi… Bu ekibi çok önemsiyorum. Bazen deneyimler pek çok istatistikten ve hazırlıktan çok daha önemli. O nedenle Nihat, Tuncay ve Tümer bizimle birlikte olacak. Onlar bu ülkeye çok hizmet ettiler. Deneyimlerini paylaşmalarını istiyorum.

10- Yaşama dair söyleyeceği olanlar ekibi. Futbola sadece bir yarış gibi bakmadan yaşamın içinde bizi geliştirecek, hepimize bir şeyler öğretecek dostlarımız zaman zaman yemeklere, zaman zaman idmanlara katılacak.

11- Türkiye'nin gurur duydukları ekibi… Biz milli bir vazifeyi yerine getiriyoruz. Bu süreçte yanımızda olacağına inandığımız dünyada önemli yerlerde olan birkaç dostumuzu davet edeceğiz. Kırmazlar da yanımızda olurlarsa çok mutlu oluruz.

Son iki ekiple ilgili isim vermek istemiyorum. Çünkü ekibe ve oyunculara sürpriz olsun istiyorum. O yüzden bu soruyu sormazsanız memnun olurum. Bu projeyle ilgili hazırlık kampı döneminde bir deneme yapıyoruz. İnşallah Fransa'ya gitmeden nasıl işlediğine ilişkin daha somut ve açıklayıcı bilgiler paylaşabileceğiz.

Gelelim kampa… Şu an hazırlık kampına çağırdığımız arkadaşlarımızdan üçü Onur, Serdar ve Burak Yılmaz tedavilerine milli takımda devam etmek üzere kendi istekleriyle aramıza katıldılar. Öncelikle bu özveri için kendilerine teşekkür ediyorum. Bu bizim için çok önemliydi.

Arkadaşlar durum çok net. Bir milli takım var. Seçeceğimiz oyuncu sayısı belli. Çağırdığımızdan daha fazla çağırmadığımız var. Yalnız niçin Ahmet, Mehmet'i sormuyorsunuz da ısrarla Volkan'ı soruyorsunuz? Ben söyleyeyim size… Çünkü siz bundan besleniyorsunuz. Medya üzerinden o haber gönderecek, ben buradan göndereceğim. Bize de ekmek çıkacak. Buna izin vermeyeceğim. Biliyorsunuz Volkan'la da diğer çağırmadığımız arkadaşlarla ilgili medya üzerinden beyanat vermek tarzım değil. O yüzden hiç kusuruma bakmayın.

Açıkçası ben de İsveç'in gelmemesi gibi en ufak bir endişem olmadı. Hiçbir zaman da öyle bir şey düşünmedim. Özellikle işin bu kısmına da yani olağanüstü şartlar gelişmedikçe işin erteleme kısmını veya maçın iptaline karşıyım. Bu dünyanın bir gerçeği. Sadece bizim değil. Bu dünyanın bir gerçeği. Dolayısıyla ben bunun hep birlikte üstesinden gelineceğine inanıyorum. Sanatın ve sporun çok etkisi olacaktır bunun önlenmesinde. Biz keşke yaşamasaydık ama 80'leri, 90'ları hepsini yaşadık. Daha ben hiçbir maçın ertelendiğine şahit değilim. Ama olağanüstü bir sebep yoksa… İsveç'e teşekkür borçluyuz. İsveç önemli bir iş yapmıştır gelmekle… Şahsım ve ülkem adına şu andaki bulunan konumda bu yaptıklarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Ama emin olabilir ki aynı şekilde biz de olsak giderdik. Teröre karşı elbirliğiyle hareket etmeliyiz. Bu yaptığımız iş teröre karşı çok önemli bir işarettir. Bu maç birliğin, beraberliğin, bir olmanın önemli bir göstergesidir. Muhakkak ki hiç olmasın. Hiçbir yerde olmasın. Her ülke empati yaparak bir diğer ülkedeki olan hadiselere kendilerine oluyormuş gibi yaklaşsın tüm ülkeler. İnanıyorum ki o zaman çok daha rahat çözülecektir. İsveç'le Türkiye'nin oynayacağı maç herkese örnek olmalıdır. Kimsenin ekmeğine yağ sürmemeliyiz. Galatasaray-Fenerbahçe maçı keşke mümkün olsa da ertelenmeseydi. Ama bildiğim kadarıyla Türkiye Futbol Federasyonu'na güvenlikle ilgili yani güvenlikten sorumlu devlet yetkililerinin gelen istihbaratlar üzerine verdiği bir karardır. TFF'nin her iki kulübü de mağdur etmeden, milli takım hazırlık sürecini etkilemeyecek bir çözüm bulacağına inanıyorum. Son karar TFF'nin kararı değildir. Kimseyi riske etmek istemeyen güvenlik güçlerinin tavsiyesiyle alınan bir karardır. Ümit ederim ki bir daha yaşanmaz. 

Açıkçası ben hep basın toplantılarında veya sohbetlerde veya deklarasyonlarda "Eğer Mart'a, Nisan'a kalmışsak başarılıyız" demişimdir kulüpler bazında… Gönlüm devam etmesini isterdi herkesin. Çok takımla burada olduğumuz zaman zaten futbolumuz gelişiyor. Fenerbahçe 16'ya kadar gelebilirdi. Milli takım herkesin takımı. Bu ülkenin takımı. Hepimizin elbirliğiyle içeride veya dışarıda bu takıma hizmet etmeliyiz. Tüm oyuncuları da milli takımda oynayacakmış gibi hazırlamalıyız. Hocalarımızdan şimdiye kadar olan tüm emeklerine teşekkür ederken hocalarımızın da mayıs ayına onları en üst seviyede hazırlayacaklarından hiç şüphem yok. Futbolcularımıza birkaç kelime söylemek istiyorum. Bugün açıklanacak olan takım ne olursa olsun mayıs ayında hazırlıklar tekrar başlayacak. 7'sinde gitmek zorundayız Fransa'ya… Yani 6 Haziran'a kadar herkesin bu mücadeleyi bırakmadan burada olmak için çabalamasını istiyorum. 20 artı 3 gideceğiz. 3 kaleci, 20 oyuncu. İnanın bana bunun seçimi çok zor. Kuyumcu terazisi bile bu kadar adalet dağıtamaz. Elimizdeki imkan çerçevesinde kararlar vereceğiz. Belki birkaç kişi fazla gideceğiz kampa. Çünkü en az 5 hazırlık maçımız var. Buralarda Allah korusun sakatlık ihtimali var. 6 Haziran'da listeyi verdikten sonra hiçbir sakat oyuncunuzu değiştiremiyorsunuz. Onun için kadroda alacağımız tüm kararların ülke menfaatine olacağından kimsenin şüphesi olmasın. Ben herkese çok güveniyorum. Sizler de dualarınızla bize destek olun. Biz orada sizleri mahcuz etmeyen bir milli takım olacağımızdan kuşkunuz olmasın.

Seyircisiz oynanma gibi konular bizim uzmanlığımızda değil. Tüm hazırlıkları huzur ve barış içerisinde geçecek bir Euro 2016 süreci için yapıyoruz. Orada terörle alakalı ne olacağı uzmanlık alanımız değil. Takımın arkasındaki takımımız müthiş. TFF Yönetim Kurulu Başkanımız ve tüm profesyoneller kurayı çektiğimiz günden itibaren her türlü senaryoya göre plan yapıyor. Neredeyse 7-8 defa otele gidenler var. Tüm planlar yapılıyor. Her senaryoya karşı planımız var. Her senaryoya hazırlıklıyız. Benim gönlüm rahat, sizin de gönlünüz rahat olsun.

İlk yorumu yazan siz olun!
Favori Eklemek İçin Giriş Yapmalısınız.